Kedilerde ağız kokusu neden olur? sorusunun en yaygın cevabı diş taşı, plak birikimi, diş eti iltihabı ve ağız içi enfeksiyonlardır. Ancak kötü koku yalnızca “dişler kirli” diye geçiştirilecek bir durum değildir. Bazen ağız içindeki ağrılı bir lezyonu, kırık dişi, stomatiti, böbrek hastalığını, diyabeti ya da başka bir sistemik sorunu işaret edebilir.
Özellikle koku kalıcıysa, ağırlaştıysa veya iştahsızlıkla birlikte görülüyorsa veteriner kontrolü geciktirilmemelidir.
Bu rehberde kedilerde ağız kokusunun normal sayılabilecek durumlarla hastalık belirtisi olabilecek durumlarını, en sık nedenleri, koku tiplerinin ne anlatabileceğini, hangi belirtilerde acil davranmak gerektiğini ve evde ağız bakımının nasıl daha güvenli yapılacağını net biçimde bulacaksınız.
Kedilerde Ağız Kokusu Normal mi?
Kedinin ağzı tamamen kokusuz olmak zorunda değildir. Mama yedikten hemen sonra hafif bir mama kokusu, özellikle balık içerikli yaş mama sonrası kısa süreli yoğunluk veya yavru kedilerde diş değişimi döneminde geçici bir ağız kokusu görülebilir. Bu tür kokular genellikle kısa sürelidir, kedinin davranışında değişiklik yoktur ve ağız içinde belirgin kızarıklık, yara ya da salya eşlik etmez.
Fakat kalıcı, çürük, keskin, metalik, amonyak benzeri veya asetonumsu koku normal kabul edilmemelidir. Kediler ağrıyı saklama konusunda çok başarılıdır. Bir kedi ağzı kokmasına rağmen yemek yemeye devam edebilir, oyun oynayabilir ve dışarıdan “iyi” görünebilir. Bu yüzden ağız kokusunu yalnızca rahatsız edici bir detay değil, erken uyarı sinyali olarak düşünmek daha doğrudur.
Pratik ayrım şudur: Koku tek öğünden sonra başladıysa ve kısa sürede geçtiyse çoğu zaman beslenmeyle ilgilidir. Koku günlerce sürüyorsa, yakından hissediliyorsa, kedinizin ağzını açtığınızda diş taşları veya kızarık diş etleri görülüyorsa muayene gerektirir.
En Yaygın Neden: Diş ve Diş Eti Sorunları
Kedilerde kötü ağız kokusunun en sık nedeni periodontal hastalık olarak bilinen diş ve diş eti problemleridir. Süreç genellikle plakla başlar. Plak, diş yüzeyine yapışan bakteri tabakasıdır. Düzenli temizlenmezse sertleşerek diş taşına dönüşür. Diş taşının görünen kısmı yalnızca problemin yüzeyidir; asıl sorun çoğu zaman diş eti çizgisinin altında ilerleyen iltihap ve bakteri yüküdür.
Diş eti iltihabı başladığında diş etleri kızarır, şişer ve hassaslaşır. İlerleyen vakalarda dişi destekleyen dokular zarar görebilir. Bu durum ağız kokusuna ek olarak ağrı, salya, kanama, çiğneme zorluğu ve diş kaybına kadar gidebilir. Kedinin ağrıyı saklaması, problemin geç fark edilmesine neden olur.
Diş kaynaklı ağız kokusunda sık görülen belirtiler şunlardır:
- Dişlerde sarı, kahverengi veya gri tartar birikimi
- Diş eti çizgisinde kızarıklık, şişlik veya kanama
- Tek taraflı çiğneme, mamayı ağzından düşürme veya kuru mamadan kaçınma
- Ağızdan salya akması veya salyanın kötü kokması
- Ağzı patileme, yüzünü yere sürtme veya dokunulunca kaçma
- Eskisine göre daha yavaş yeme ya da mama kabına gidip geri dönme
Burada önemli nokta, evde görünen diş taşının her zaman sorunun derecesini tam göstermemesidir. Bazı kedilerde dışarıdan az tartar görünürken diş eti altında ciddi hastalık olabilir. Bazılarında ise ağız kokusunun arkasında diş rezorpsiyonu gibi çıplak gözle kolay fark edilmeyen, ağrılı diş problemleri bulunabilir.
Ağız İçi Yaralar, Stomatit ve Enfeksiyonlar
Kedilerde ağız kokusu yalnızca diş taşıyla açıklanmaz. Ağız içi yaralar, ülserler, dil lezyonları, diş kökü enfeksiyonları, apse ve stomatit de ağır kokuya neden olabilir. Stomatit, kedilerde ağız dokularının yaygın ve ağrılı şekilde iltihaplanmasıdır. Bazı kedilerde diş etleriyle sınırlı kalmaz; yanak içi, dil çevresi, damak ve boğaza yakın bölgeler de etkilenebilir.
Stomatit veya ağız içi lezyonlarda koku genellikle daha keskin ve rahatsız edicidir. Kedi aç olduğu halde mamaya yaklaşabilir, sonra acı hissettiği için geri çekilebilir. Bu davranış bazen “mama seçiyor” sanılır; aslında kedi yemek ister ama ağzı acıdığı için yiyemez.
Ağız içi hastalıklarda şu işaretler özellikle önemlidir:
- Kanlı veya kötü kokulu salya
- Dilde, diş etinde veya yanak içinde yara görünümü
- Miyavlama, tıslama veya ağzını açarken irkilme
- Yutkunma güçlüğü, mamayı ağzında tutamama
- Kilo kaybı, halsizlik veya belirgin iştah azalması
Bu tip durumlarda evde sprey, gargara, karbonat, tuzlu su veya rastgele antibiyotik denemek doğru değildir. Kedinin ağzındaki lezyon ağrılı olabilir ve yanlış uygulamalar dokuyu daha fazla tahriş edebilir. Tedavi, altta yatan nedene göre değişir; bazen profesyonel diş temizliği, bazen diş çekimi, bazen ağrı kontrolü, bazen de daha kapsamlı tanısal değerlendirme gerekir.
Koku Tipleri Ne Anlatabilir?
Kokunun tipi kesin tanı koydurmaz, fakat veteriner hekime anlatırken yol gösterici olabilir. Kedinizin ağzındaki kokuyu fark ettiğinizde “kötü kokuyor” demek yerine kokunun karakterini, ne zamandır sürdüğünü ve hangi belirtilerle birlikte olduğunu not etmek daha faydalıdır.
- Çürük veya irin benzeri koku: Diş eti hastalığı, ağız içi enfeksiyon, apse veya ileri diş taşıyla ilişkili olabilir.
- Amonyak ya da idrar benzeri koku: Böbrek hastalıklarında görülebilen atık madde birikimiyle ilişkili olabilir ve geciktirilmemelidir.
- Tatlımsı, meyvemsi veya aseton benzeri koku: Diyabet ve keton birikimi gibi ciddi metabolik sorunlarda gündeme gelebilir.
- Kanlı veya metalik koku: Ağız içi kanama, ülser, travma, diş eti problemi veya farklı hastalıklarla ilişkili olabilir.
- Mama kokusuna benzeyen geçici koku: Son öğünle ilişkili olabilir; kalıcı hale gelirse yine değerlendirilmelidir.
Koku tipinden bağımsız olarak, ani başlayan ağır ağız kokusu özellikle salya, kusma, iştahsızlık, sarılık, çok su içme, sık idrara çıkma, halsizlik veya kilo kaybıyla birlikteyse beklemek risklidir.
Diş Dışında Ağız Kokusuna Yol Açan Hastalıklar
Kedilerde ağız kokusunun büyük kısmı ağız ve diş kaynaklıdır, ancak tablo her zaman bu kadar basit değildir. Bazı hastalıklar ağız içinde doğrudan sorun yaratmadan nefes kokusunu değiştirebilir. Bu nedenle veteriner hekim muayenesinde yalnızca dişlere değil, kedinin genel sağlık durumuna da bakılır.
Böbrek Hastalıkları
Böbrekler atık maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasında kritik rol oynar. Böbrek fonksiyonları bozulduğunda bazı atıklar kanda birikebilir ve nefeste amonyak ya da idrarı andıran bir koku fark edilebilir. Özellikle yaşlı kedilerde ağız kokusuna çok su içme, sık idrara çıkma, kilo kaybı, iştahsızlık veya kusma eşlik ediyorsa böbrek değerlendirmesi önemlidir.
Diyabet
Diyabetli kedilerde kan şekeri kontrolü bozulduğunda ağız kokusu değişebilir. Tatlımsı, meyvemsi veya aseton benzeri nefes kokusu, özellikle halsizlik, kusma, iştahsızlık, hızlı kilo kaybı, çok su içme ve sık idrara çıkmayla birlikteyse ciddi kabul edilmelidir. Bu tablo evde mama değiştirerek bekletilecek bir durum değildir.
Karaciğer ve Sindirim Sistemi Sorunları
Karaciğer hastalıkları, sindirim sistemi problemleri, ağızdan reflü benzeri koku gelmesi veya uzun süren kusma da ağız kokusunu etkileyebilir. Sararma, halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı ve davranış değişikliği gibi belirtiler varsa konu yalnızca ağız bakımı olarak ele alınmamalıdır.
Solunum Yolu Enfeksiyonları
Burun akıntısı, hapşırma, göz akıntısı, ağız içinde ülserler veya burun tıkanıklığı olan kedilerde nefes kokusu değişebilir. Üst solunum yolu enfeksiyonlarında ağız kokusu tek belirti olmayabilir; kedi daha az yiyebilir, saklanabilir veya nefes alırken zorlanabilir.
Ağız İçi Tümörler ve Yabancı Cisimler
Daha nadir olmakla birlikte ağız içi kitleler, çene bölgesi tümörleri, diş arasına sıkışan yabancı cisimler, kemik parçası, iplik, diken veya travma da kötü kokuya yol açabilir. Tek taraflı salya, yüz bölgesinde şişlik, ağızdan kan gelmesi, çiğneme güçlüğü veya ani kötüleşen koku bu açıdan dikkat gerektirir.
Yavru Kedilerde Ağız Kokusu
Yavru kedilerde ağız kokusu bazen diş değişimi döneminde kısa süreli görülebilir. Süt dişleri dökülürken diş etlerinde hafif hassasiyet, geçici kan kokusu veya mama kokusuyla karışan bir nefes olabilir. Bu dönem genellikle sınırlıdır ve yavru kedi canlı, iştahlı ve oyuncudur.
Ancak yavru kedide çok ağır ağız kokusu, salya, iştahsızlık, ağız içinde yara, burun-göz akıntısı, zayıflık veya büyüme geriliği varsa “diş çıkarıyor” diye beklemek doğru değildir. Yavru kedilerde viral enfeksiyonlar, parazit yükü, beslenme yetersizliği, ağız içi ülserler ve doğumsal diş-çene problemleri de değerlendirilmelidir.
Özellikle sokaktan sahiplenilen yavru kedilerde ilk veteriner kontrolü ağız kokusunun nedenini anlamak için de değerlidir. Muayene sırasında ağız içi, diş gelişimi, genel durum, parazit programı, aşı takvimi ve beslenme planı birlikte değerlendirilir.
Mama Ağız Kokusuna Neden Olur mu?
Mama, kedinin nefes kokusunu kısa süreli etkileyebilir. Balık ağırlıklı mamalar, yoğun aromalı yaş mamalar veya bazı ödül mamaları yemekten hemen sonra daha belirgin koku bırakabilir. Fakat sağlıklı bir ağızda bu koku genellikle kalıcı ve çürük karakterli olmaz.
“Kuru mama dişleri temizler, yaş mama ağız kokusu yapar” genellemesi ise fazla basittir. Bazı özel dental mamalar çiğneme sırasında mekanik temizlik sağlayacak şekilde tasarlanabilir, ancak sıradan kuru mamaların tüm kedilerde diş fırçalamanın veya profesyonel temizliğin yerini tutması beklenmemelidir. Ayrıca birçok kedi kuru mamayı yeterince çiğnemeden yutar.
Beslenme tarafında daha mantıklı yaklaşım şudur:
- Kedinin yaşına, sağlık durumuna ve kilosuna uygun dengeli mama seçmek
- Ani mama değişimlerinden kaçınmak
- Ödül mamalarını kontrolsüz kullanmamak
- Dental iddiası olan ürünleri mucize çözüm gibi görmemek
- Kalıcı ağız kokusunda sorunu yalnızca mama markasına bağlamamak
Mama değiştirince koku geçici olarak azalsa bile altta diş eti hastalığı varsa problem ilerlemeye devam edebilir. Bu yüzden uzun süren kokuda ağız muayenesi temel adımdır.
Ne Zaman Veterinere Gidilmeli?
Kedinizin ağzı birkaç gün boyunca belirgin şekilde kötü kokuyorsa veteriner randevusu almak doğru olur. Bazı belirtiler ise daha hızlı hareket etmeyi gerektirir. Çünkü ağız kokusu ağrılı, enfeksiyonlu veya metabolik bir sorunun dışarıdan görülen ilk işareti olabilir.
Aşağıdaki durumlarda beklemeyin:
- Kedi yemek istiyor ama yiyemiyor gibi davranıyorsa
- 24 saatten uzun süren iştahsızlık varsa
- Ağızdan kan, irin veya kötü kokulu yoğun salya geliyorsa
- Koku amonyak, aseton veya metalik karakterdeyse
- Kusma, ishal, halsizlik, ateş, kilo kaybı veya saklanma eşlik ediyorsa
- Çok su içme ve sık idrara çıkma fark ediliyorsa
- Ağız içinde yara, şişlik, kitle veya kırık diş görülüyorsa
- Kedi ağzına dokundurmuyor, patisiyle ağzını kaşıyor veya yüzünü sürtüyorsa
Özellikle kedilerde uzun süre aç kalmak ciddi metabolik sorunlara yol açabileceği için iştahsızlık hafife alınmamalıdır. Ağız ağrısı yüzünden yemek yemeyen bir kedi, kısa sürede genel sağlık açısından riskli hale gelebilir.
Veteriner Muayenesinde Ne Yapılır?
Veteriner hekim öncelikle kedinin genel durumunu ve ağız içini değerlendirir. Diş taşları, diş eti çizgisi, kırık dişler, sallanan dişler, ağız içi yaralar, dil, damak, bademcik çevresi ve çene bölgesi kontrol edilir. Kedi ağrılıysa veya ağzını açtırmıyorsa ayrıntılı muayene için sedasyon ya da anestezi gerekebilir.
Diş hastalığından şüpheleniliyorsa profesyonel diş temizliği planlanabilir. Bu işlem yalnızca görünen tartarın kazınması değildir. Diş eti altının temizlenmesi, dişlerin parlatılması, sorunlu dişlerin değerlendirilmesi ve gerektiğinde dental röntgenle köklerin incelenmesi önemlidir. Bazı dişler dışarıdan sağlam göründüğü halde kök veya diş eti altında ciddi problem taşıyabilir.
Diş dışı bir hastalık ihtimali varsa kan tahlili, idrar tahlili, görüntüleme veya ek testler gündeme gelebilir. Örneğin yaşlı bir kedide ağız kokusuna kilo kaybı ve çok su içme eşlik ediyorsa böbrek ve diyabet değerlendirmesi yapılması mantıklıdır. Ağız içi kitle veya iyileşmeyen yara varsa daha ileri inceleme gerekebilir.
Evde Kedinin Ağız Kokusu Nasıl Azaltılır?
Evde bakım, ağız kokusunu önlemede ve diş sağlığını desteklemede çok değerlidir; fakat mevcut enfeksiyonu, apseyi, ileri diş taşını veya ağrılı dişi tek başına çözmez. Bu ayrım önemlidir. Önce kedinin ağzında tedavi gerektiren bir problem olup olmadığı anlaşılmalı, sonra ev bakım rutini kurulmalıdır.

Diş Fırçalama
Kedilerde en etkili ev bakım yöntemlerinden biri düzenli diş fırçalamadır. Bunun için mutlaka kedilere uygun diş macunu kullanılmalıdır. İnsan diş macunları kediler için uygun değildir; yutulduğunda zararlı olabilecek içerikler taşıyabilir ve köpürme, tat, mentol gibi özellikler kediyi rahatsız edebilir.
Fırçalamaya bir anda tüm ağzı temizlemeye çalışarak başlamak çoğu kedide başarısız olur. Daha iyi yöntem aşamalıdır:
- Önce kedinizin dudağını kısa süre kaldırmaya alıştırın.
- Sonra parmağınızla veya yumuşak bir bezle diş etine dokunmadan diş yüzeyine hafifçe temas edin.
- Kedi sakin kaldığında kedi diş macununu koklatıp yalamasına izin verin.
- Ardından parmak fırçası veya yumuşak kedi diş fırçasıyla kısa seanslara geçin.
- Seansları kısa tutun ve olumlu bir deneyimle bitirin.
Her gün fırçalama ideal olabilir, ancak her kedi buna izin vermez. Haftada birkaç düzenli ve stressiz fırçalama bile düzensiz, zorla yapılan uzun seanslardan daha faydalıdır.
Dental Ürünler
Veteriner hekimin uygun gördüğü dental ödüller, ağız bakım jelleri, su katkıları veya özel dental mamalar destek sağlayabilir. Ancak bu ürünler tedavi değildir. Ağız kokusunun nedeni ileri diş eti hastalığıysa, ürünler kokuyu maskeleyebilir ama hastalığı durdurmayabilir.
Ürün seçerken kedinin yaşına, böbrek sağlığına, kilosuna, alerji geçmişine ve mevcut hastalıklarına dikkat edilmelidir. Her “ağız kokusu giderici” ürün her kedi için güvenli veya gerekli değildir.
Düzenli Kontrol
Kedinin ağzına ayda birkaç kez sakin bir anda bakmak iyi bir alışkanlıktır. Diş etinde kızarıklık, dişte renk değişimi, kırık, sallanan diş, aşırı tartar veya kötü kokulu salya fark ederseniz not alın. Yıllık sağlık kontrollerinde ağız ve diş değerlendirmesinin yapılması, problemleri ağırlaşmadan yakalamaya yardımcı olur.
Sık Yapılan Hatalar
Kedilerde ağız kokusunda en büyük hata, kokuyu yalnızca rahatsız edici bir hijyen meselesi sanmaktır. Oysa ağız kokusu çoğu zaman ağrı, iltihap veya sistemik hastalıkla ilişkilidir. Yanlış müdahaleler hem teşhisi geciktirir hem de kedinin stresini artırır.
- İnsan diş macunu kullanmak: Kediler için uygun değildir ve yutulduğunda risk oluşturabilir.
- Karbonat, sirke, limon veya tuzlu su denemek: Ağız dokusunu tahriş edebilir, kedinin yutması sakıncalı olabilir.
- Veteriner görmeden antibiyotik vermek: Yanlış ilaç, yanlış doz ve eksik tedavi ciddi sorunlara yol açabilir.
- Diş taşını evde kazımaya çalışmak: Diş minesine, diş etine ve kedinin güvenine zarar verebilir; diş eti altındaki sorunu çözmez.
- Kokuyu mama değiştirerek çözmeye çalışmak: Mama etkili olabilir ama kalıcı çürük koku genellikle muayene gerektirir.
- Kedi yemek yiyor diye ağrısı yok sanmak: Kediler ağız ağrısına rağmen uzun süre yemeye devam edebilir.
Bir diğer yaygın hata da profesyonel diş temizliğinden gereksiz yere korkup sorunu ertelemektir. Anestezi her zaman ciddiye alınması gereken bir konudur; fakat uygun ön değerlendirme ve doğru planlamayla veteriner diş tedavisi birçok kedide ağrıyı azaltan ve yaşam kalitesini artıran önemli bir işlemdir.
Kedilerde Ağız Kokusunu Önlemek İçin Pratik Plan
Ağız kokusunu önlemenin en iyi yolu, problem ortaya çıktıktan sonra kokuyu bastırmak değil, ağız sağlığını düzenli takip etmektir. Özellikle yetişkin ve yaşlı kedilerde diş hastalıkları çok sık görüldüğü için önleyici yaklaşım daha akıllıcadır.
- Yavruyken alıştırın: Dudak kaldırma, ağız çevresine dokunma ve kısa fırçalama seansları erken dönemde daha kolay öğrenilir.
- Rutin oluşturun: Haftanın belirli günlerinde kısa ağız kontrolü ve fırçalama planlayın.
- Veteriner kontrollerini aksatmayın: Diş eti hastalığı erken dönemde fark edilirse tedavi daha kolay olur.
- Beslenmeyi dengeli tutun: Kaliteli ve kedinin sağlık durumuna uygun mama seçimi genel ağız ve vücut sağlığını destekler.
- Ani değişimleri not edin: Koku, iştah, su içme, kilo ve dışkı-idrar alışkanlıklarındaki değişiklikleri takip edin.
- Stresi azaltın: Zorla ağız açma ve uzun mücadeleler kedinin bakım rutininden tamamen kaçmasına neden olabilir.
En pratik hedef, kedinin ağzını kusursuz hale getirmek değil; ağrılı ve ilerleyici sorunları erken fark etmek, plak birikimini azaltmak ve ağız bakımını kedinin tolere edebileceği bir rutine dönüştürmektir.
Sonuç
Kedilerde ağız kokusu çoğu zaman diş taşı, plak, diş eti iltihabı ve ağız içi enfeksiyonlarla ilişkilidir; fakat böbrek hastalığı, diyabet, karaciğer sorunları, solunum yolu enfeksiyonları, stomatit, travma ve ağız içi kitleler de göz ardı edilmemelidir. Kısa süreli mama kokusu farklıdır, kalıcı ve ağır koku farklıdır.
Kedinizin ağzı sürekli kötü kokuyorsa, diş etleri kızarıksa, salya varsa, iştahı azaldıysa veya koku amonyak/aseton gibi alışılmadık karakterdeyse en doğru adım veteriner muayenesidir. Evde diş fırçalama ve dental ürünler bakımın önemli parçası olabilir; ancak tanı ve tedavinin yerini tutmaz. Ağız kokusunu erken ciddiye almak, kedinizin hem konforunu hem de genel sağlığını korumanın en pratik yollarından biridir.
Frequently Asked Questions
Kedilerde ağız kokusu neden olur?
Kedilerde ağız kokusu en sık plak, diş taşı, diş eti iltihabı ve ağız içi enfeksiyonlardan kaynaklanır. Daha nadiren böbrek hastalığı, diyabet, karaciğer sorunları, solunum yolu enfeksiyonları, ağız içi yaralar veya kitleler de kötü kokuya neden olabilir.
Kedimin ağzı balık gibi kokuyor, normal mi?
Balık içerikli mama yedikten hemen sonra kısa süreli balık kokusu normal olabilir. Ancak koku günlerce sürüyorsa, çürük kokusuna dönüyorsa veya salya, diş eti kızarıklığı ve iştahsızlık eşlik ediyorsa veteriner kontrolü gerekir.
Kedilerde ağız kokusu böbrek hastalığı belirtisi olabilir mi?
Evet, özellikle amonyak veya idrar benzeri nefes kokusu böbrek hastalıklarıyla ilişkili olabilir. Çok su içme, sık idrara çıkma, kilo kaybı, kusma veya iştahsızlık da varsa veteriner muayenesi geciktirilmemelidir.
Yavru kedilerde ağız kokusu normal midir?
Diş değişimi döneminde hafif ve geçici ağız kokusu görülebilir. Fakat ağır koku, salya, ağız içinde yara, burun-göz akıntısı, halsizlik veya iştahsızlık varsa yavru kedi mutlaka muayene edilmelidir.
Kedinin ağız kokusu evde nasıl giderilir?
Evde en güvenli destek kedilere uygun diş macunu ve fırçayla düzenli, stressiz diş fırçalamadır. Dental ürünler yardımcı olabilir, ancak ileri diş taşı, enfeksiyon, apse veya sistemik hastalık varsa ev bakımı tek başına yeterli olmaz.
Kediler için insan diş macunu kullanılabilir mi?
Hayır. İnsan diş macunları kediler için uygun değildir ve yutulduğunda zararlı olabilecek içerikler taşıyabilir. Kedilerde yalnızca veteriner hekimin uygun gördüğü kedi diş macunu ve ağız bakım ürünleri kullanılmalıdır.
Kuru mama kedinin dişlerini temizler mi?
Sıradan kuru mamanın diş fırçalama veya profesyonel diş temizliği yerine geçmesi beklenmemelidir. Bazı özel dental mamalar destek sağlayabilir, fakat kalıcı ağız kokusu varsa öncelikle diş ve ağız muayenesi gerekir.
Kedilerde ağız kokusu için ne zaman veterinere gidilmeli?
Koku birkaç günden uzun sürüyorsa, çürük veya keskin karakterdeyse ya da salya, iştahsızlık, diş eti kızarıklığı, kanama, kusma, kilo kaybı, çok su içme gibi belirtiler varsa veterinere gidilmelidir. Yemek yemeyen kedilerde beklemek özellikle risklidir.
Diş taşı temizliği kedilerde gerekli mi?
Diş taşı ve periodontal hastalık varsa profesyonel temizlik gerekebilir. İşlem yalnızca görünen tartarı almak değildir; diş eti altının değerlendirilmesi, sorunlu dişlerin saptanması ve gerektiğinde tedavi edilmesi ağız sağlığı için önemlidir.
Kedimin ağzı kokuyor ama yemek yiyor, yine de sorun olabilir mi?
Evet. Kediler ağız ağrısını uzun süre saklayabilir ve ağrılı dişlerle bile yemeye devam edebilir. Kalıcı kötü koku, yemek yemeye devam etse bile diş eti hastalığı veya başka bir sağlık sorunu belirtisi olabilir.
